Bu bağlamda Orta Asya ülkeleri ve Rusya cumhurbaşkanlarının zirvesi 14 Ekim Cuma günü Kazakistan'ın başkenti Astana'da düzenlendi. Rusya, Tacikistan, Kırgızistan, Kazakistan, Türkmenistan ve Özbekistan cumhurbaşkanları bu zirvede altılı işbirliğinin vizyonunu ele aldı ve farklı konularla ilgili görüşlerini bildirdi. Rusya-Orta Asya zirvesinin asıl amacı, Orta Asya ve Rusya ülkelerinin işbirliğini geliştirmek olduğu vurgulandı. Rusya aslında Orta Asya ülkelerinin en önemli ticari ortağı sayılır.
Bu zirve, Orta Asya ile Rusya arasındaki ilk toplantıydı. Son günlerde Kazakistan'ın başkenti üç önemli bölgesel toplantıya tanık oldu, bundan önce Astana'da Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) başkanlarının toplantısı yapıldı ve sonunda çeşitli ortak önlemler alındı. 2025 yılına kadar terörle mücadele planı da dahil olmak üzere planlar bu toplantıda onaylandı. Ayrıca, Asya'da İşbirliği ve Güven Artırıcı Önlemler Konferansı'nın (CICA) 6. Zirvesi, İran İslam Cumhuriyeti'nin temsilcileri ve Cumhurbaşkanının katılımı ile sona ermiştir. Bu bağlamda CİCA'nın bir konferanstan bir organizasyona dönüşmesi de kararlaştırıldı.Dünyadaki siyasi, ekonomik ve jeopolitik gelişmeler nedeniyle Asya'da, özellikle Orta Asya'da bölgeselleşmenin güçlenmesi, bölgedeki yönetişimin yeni bir yönünü ortaya koyuyor. Son birkaç on yılda ABD egemenliğine karşı koymak amacıyla çok kutuplu bir dünya düzeninin kurulması yoluyla küresel gücün geometrisindeki değişim, Asya'da bölgesel örgüt ve örgütlerin oluşumunun sonuçlarından biridir.
Ortak tarih, Orta Asya ülkeleri ve Rusya vatandaşlarının karşılıklı göçü, ekonomik ilişkiler, enerji kaynakları ve iletimi, Rusya'nın coğrafi konumu, Şanghay İşbirliği Örgütü ve Kolektif Güvenlik Antlaşması Örgütü aracılığıyla bölgede düzen ve güvenliğin sağlanması ayrıca Ukrayna savaşı deneyi, Orta Asya ülkelerini yeni bir gerçekle karşı karşıya bıraktı. Orta Asya ülkeleri de artık bu gerçek bileşenlerin, Batılıların övündüğünden daha fazla saha denklemlerini oluşturduğu sonucuna vardı. Bu nedenle, Orta Asya ülkeleri giderek bölgeselleşmeyi güçlendirmeye çalışıyor ve çıkarlarını ortak bölgesel işbirliğine bağlı görüyor.
Bu konuda George Washington Üniversitesi'nden profesör Marlene LaRuel, “Rusya'nın Orta Asya'daki etkisini azaltmak dalgalar yaratabilir. Dağlık Karabağ krizinde de görüldüğü gibi bölgesel gerilimler ortaya çıkabilir. Ayrıca Orta Asya ve Güney Kafkasya ülkelerinin, Batı'nın Rusya'ya yönelik yaptırımlarının etkisinden çok fazla tali zarar görmüş oldukları da görülmektedir." ifadelerini kullandı.
İçinde bulunduğumuz dönem Batı tek taraflılığından ve çok taraflılığından Asya'da çok taraflılığa doğru bir değişimin olduğunu gösteriyor. Özellikle de İran İslam Cumhuriyeti, Rusya, Çin ve Hindistan gibi bölgesel güçlerin varlığı bu süreci daha da hızlandırmıştır. Bu yüzden Siyonist İsrailli "J Post" web sitesi, Şanghay ve CİCA zirvelerinin Kazakistan ve Orta Asya'daki toplantısı hakkında bir raporda şunları yazdı: "Dünyanın Amerikan etkisi olmadan nasıl olacağını görmek istiyorsanız, Şanghay İşbirliği Örgütü konferansına katılabilirsiniz. Orta Asya'da gözlemci olarak yer alacak ve ardından Cumartesi günü yine bölgede düzenlenen Asya Etkileşim ve Güven Artırıcı Konferansı'na katılabilirsiniz. "
Dolayısıyla bu kurumların oluşumu ve bölgesel işbirliğinin Asya'da zeminlerinin sağlanması özellikle de Avrupa Birliği ve NATO gibi Batılı kurumların üyelik maliyetlerinin yüksek olması nedeniyle yapısal ve iç krizleri yaşadığı bir dönemde olmasına paralel olarak, Batı ve Amerika'nın tercih ettiği dünya düzeninin bozulmasına ve Asya ekseninde işbirliğine dayalı çok kutuplu dünyanın güçlenmesine işaret ediyor. İran İslam Cumhuriyeti, Rusya, Çin ve Orta Asya ülkeleri gibi ülkeler arasında çeşitli kurumlar şeklinde Asya işbirliğinin başarılı deneyimi, dünyadaki güç jeopolitiğini değiştirmede verimli bir modele yol açabilir ve bu da Amerikan hegemonyasını önleyecektir.
342/